Merhem yahut Merhamet.

 

“bize ait olan ne kadar uzakta” , biz yani ademin oğulları kızları uzağız kendimize bir vitrin yarışında gereksiz bir şovun içindeyiz rengarenk bir yaşamın içine dalmakla sürüyor mücadelemiz. Bir köşe bir avlu bulup bırakıyoruz ruhumuzu kap kara bulutlardan bir gök kuşağı umuyoruz, bir avuntunun peşindeyiz kaybettiğimiz her savaşı kazandık diye ilan ediyoruz, uzağız kendimize kalbimize onu diri tutan merhemlere tel örgüleri dert edinmiyoruz hepimiz bir göğe bakma durağı şiirine hayranız ama göğünde savaş uçakları olan çocuklar ? göğü soğuk betonlardan ibaret olanlar ne olacak.  Bir romantizmi “ateş böceği ” şarkısı eşliğinde kovalıyoruz, dert lazım insana insan olduğumuzu hatırlamak için çokça merhamet lazım avluda bıraktığımız ruhumuzun bize yenide sarılması için ama bunu vitrine yansıtmadan “bakın ne iyi insanım” demeden ciddiyetle ve samimiyetle yapmalı, gündeme bağlı kalmadan hatırlamalı “bizi yakan bizim ateş” bizi kül eden merhametsizlik “unutursak kalbimiz kurusun ” diyorlar unuttuk mu ki bu kansızlık çoğalıyor durmadan. Bünyemiz ecza dolabı gibi ama bir acıyı yükleniyor ruhumuz, merhametsizlik bir salgın gibi yerleşiyor zihinlere, uğramadı bize yılan ve henüz delinmedi kesemiz henüz kaybetmedik değil mi ? kaybetmekten korkar insan keseleri kaybetmedik ama bizi diri tutacak kalbimizi kaybediyoruz her geçen gün merhamet bir merhem olarak duruyor karşımızda bizi onarmak için “vefalı Türk” işte bu yüzden söylendi, yaralı tüm gönüllere temas eden bizdik ne ara yaralar olduk .

Arapça rḥm kökünden gelen raḥmat رحمة  “merhamet, esirgeme, şefkat gösterme” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça raḥima رحم  “merhamet etti” fiilinin masdarıdır. Bu sözcük Arapça raḥim رحم  “ana rahmi, uterus” sözcüğünden türetilmiştir…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir