Bu Topraklarda Olmak

 

Bazen bu topraklarda olmamı sorguluyorum, mesela baltık devletlerinde yaşasaydım ne olurdu diyorum, pek bir meselem olmazdı değil mi ? sonra meselesiz insan mı olur diyorum ” meselesiz, gerçeksiz” böyle yaşamak nasıl olurdu, sonra bu topraklarda olmamı seviyorum diyorum ki iyi ki buradayım bir meselem var niçin buradayım diye sorduğumda Tuğrul ve Çağrı beylerin Anadolu’ya girişleri nasıldı diyorum onların meselesi neydi, bir vakit rum-eli olan topraklara merhamet nasıl geldi ve yerleşti ise işte niçin bu topraklardayım sorusunun karşılığını buluyorum, bu topraklardayım çünkü bu topraklar bize kalbimizi hatırlatıyor,
Bu topraklarda olmak Bosna-Hersek’de “vefalı Türk”, Medine müdafaasında Ömer Fahrettin Paşa, Azerbaycan topraklarında Nuri Paşa olmaktır, adınıza şiir yazılır bir şair bu topraklar için “düşebilsem toprağına”der. Vicdanı diri tutan insanların adımları bugün yürüdüğümüz yollarda Tuğrul ve Çağrı beylerin ilk adımlarının kıymetini anladığımız sürece bu topraklarda niçin var olduğumuzu anlayacağız, onlar İslam birliğini tehlikeden korudular halifeyi muhafaza ettiler, onların evlatları ise haçlılar ile mücadele ettiler sadece kılıç ile değil fikir olarakta mücadele ediyorlardı, bu anlamda Nizamiye Medresleri mücadelenin büyük bir bölümünü oluşturuyordu. Nizamiye Medreseli İslam fıkhı, pozitif bilimler ve devlet adamı eğitimi veriyorlardı böylece Büyük Selçuklu Devleti geleceğini fikri olarak güvence altına almış oluyordu.
Bugün bizler kuru sloganlar ve kuru kavgalardan ziyade fikirler üretmeliyiz, bugün memleketi düşünürken sadece bir pencereden değil bu topraklarda atılan her adımın hatrını unutmadan hareket etmeliyiz – toprağın kıymetini bilenlere selam olsun-

Oğuz Ertürk 13/01/2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir